1. Comparative — İki Şey Arasında Karşılaştırma
İki nesne, kişi veya durumu karşılaştırırken kullanılır. "than" ile devam eder.
Kullanım: 1 heceli sıfatlarda (big → bigger) ve -y ile biten 2 heceli sıfatlarda (happy → happier) doğrudan -er eki eklenir. Sesli+ünsüz+e: e düşer (safe → safer). Sesli+ünsüz+ünsüz: son ünsüz iki katlanır (hot → hotter).
[sıfat + -er] + than + [karşılaştırılan]
🩺 Tıp Diliyle 10 Örnek
- The new medication is safer than the old one, with fewer side effects.Yeni ilaç eski olandan daha güvenlidir ve daha az yan etkisi vardır.
- Children generally recover faster than adults from viral infections.Çocuklar viral enfeksiyonlardan yetişkinlere göre daha hızlı iyileşir.
- This procedure is quicker than the traditional surgical technique.Bu prosedür, geleneksel cerrahi tekniğinden daha hızlıdır.
- The tumour is now smaller than it was at the last scan.Tümör şimdi son taramaya göre daha küçüktür.
- Wound healing is slower than normal in diabetic patients.Diyabetik hastalarda yara iyileşmesi normalden daha yavaştır.
- Postoperative recovery is easier than expected in most patients.Çoğu hastada ameliyat sonrası iyileşme beklenenden daha kolaydır.
- Blood pressure is higher than normal in about a third of adults.Yetişkinlerin yaklaşık üçte birinde kan basıncı normalden daha yüksektir.
- Body temperature is often lower than average in the early hours of the morning.Vücut ısısı sabahın erken saatlerinde sıklıkla ortalamadan daha düşüktür.
- The child's condition is much better than it was yesterday.Çocuğun durumu dünkinden çok daha iyidir.
- Long-term outcomes are worse than initially predicted for this disease.Bu hastalık için uzun vadeli sonuçlar başlangıçta tahmin edilenden daha kötüdür.
Kullanım: 3 veya daha çok heceli sıfatlarda "more" öne getirilir. Ayrıca -ful, -less, -ous, -ive, -able ile biten sıfatlar da "more" ile.
more + [uzun sıfat] + than + [karşılaştırılan]
🩺 Tıp Diliyle 10 Örnek
- The new treatment is more effective than traditional chemotherapy.Yeni tedavi, geleneksel kemoterapiden daha etkilidir.
- Early diagnosis is more important than ever in cancer care.Kanser bakımında erken tanı her zamankinden daha önemlidir.
- Diabetes is more common than most people realise.Diyabet, çoğu insanın farkında olduğundan daha yaygındır.
- Modern imaging is more accurate than older X-ray techniques.Modern görüntüleme, eski röntgen tekniklerinden daha doğrudur.
- Elderly patients are more susceptible than younger ones to infections.Yaşlı hastalar enfeksiyonlara gençlerden daha yatkındır.
- This surgical technique is more expensive than the standard approach.Bu cerrahi teknik standart yaklaşımdan daha pahalıdır.
- Preventive care is more beneficial than reactive treatment.Önleyici bakım, reaktif tedaviden daha yararlıdır.
- Genetic testing is now more affordable than a decade ago.Genetik test, on yıl öncesine göre şimdi daha uygun fiyatlıdır.
- Robotic surgery is more precise than conventional methods.Robotik cerrahi geleneksel yöntemlerden daha hassastır.
- This vaccine is more protective than previous formulations.Bu aşı önceki formülasyonlardan daha koruyucudur.
Kullanım: Bu 8 sıfat ve zarf istisnadır — kural dışı biçimleri ezbere gerekir.
good→better, bad→worse, far→farther/further, little→less, many/much→more, old→older/elder
🩺 Tıp Diliyle 10 Örnek
- Modern hospitals are better equipped than they were ten years ago.Modern hastaneler on yıl öncesine göre daha iyi donanımlıdır.
- The patient's condition is worse than it was yesterday.Hastanın durumu dünkinden daha kötüdür.
- Further testing is required before a definitive diagnosis.Kesin tanı öncesinde daha fazla test gereklidir.
- The clinic is farther from the town centre than the hospital.Klinik, hastaneye göre şehir merkezinden daha uzaktır.
- Vitamin D deficiency is more common in winter than in summer.D vitamini eksikliği kışın yazdan daha yaygındır.
- The elderly patient has less tolerance to strong painkillers.Yaşlı hastanın güçlü ağrı kesicilere daha az toleransı vardır.
- The younger physician had less experience but more enthusiasm.Genç hekimin daha az deneyimi ama daha fazla hevesi vardı.
- Rehabilitation was better than expected after the stroke.İnmeden sonra rehabilitasyon beklenenden daha iyi ilerledi.
- The elder sister showed less anxiety about the surgery.Büyük ablanın ameliyat konusundaki kaygısı daha azdı.
- Side effects were worse in patients who took the higher dose.Yan etkiler daha yüksek doz alan hastalarda daha kötüydü.
Kullanım: Karşılaştırmanın derecesini artırmak veya azaltmak için önüne gelen kelimeler: much/far/a lot/considerably/significantly = çok daha; a bit/slightly = biraz.
[much/far/a bit/slightly] + [comparative] + than
DİKKAT: "very" karşılaştırma önünde KULLANILMAZ! ❌ very better → ✓ much better. "so" da doğru değildir; ✓ far/much/a lot better.
🩺 Tıp Diliyle 10 Örnek
- This treatment is far more effective than previous therapies.Bu tedavi önceki tedavilerden çok daha etkilidir.
- The patient is much better today than she was yesterday.Hasta bugün dünkünden çok daha iyi.
- The new drug is significantly safer than the previous formulation.Yeni ilaç önceki formülasyondan belirgin biçimde daha güvenlidir.
- Recovery time is slightly longer in older patients.İyileşme süresi yaşlı hastalarda biraz daha uzundur.
- Cancer screening is far more accessible than it was two decades ago.Kanser taraması iki on yıl öncesine göre çok daha erişilebilirdir.
- The child is a lot healthier since starting the new diet.Yeni diyete başladığından beri çocuk çok daha sağlıklı.
- Postoperative pain is usually considerably worse in the first 48 hours.Ameliyat sonrası ağrı genellikle ilk 48 saatte belirgin biçimde daha kötüdür.
- The infection was a bit more resistant to standard antibiotics.Enfeksiyon standart antibiyotiklere biraz daha dirençliydi.
- Vaccination is much cheaper in the long run than treating the disease.Aşılama uzun vadede hastalığı tedavi etmekten çok daha ucuzdur.
- This scan gives far clearer images than the older machines.Bu tarama eski makinelerden çok daha net görüntüler verir.